BOYUTLAR ARASI

Gülriz Andıç

Tüm yolculuklar bir adımla başlar.

Blog

BOYUTLAR ARASI

Bizler enerji varlıklarız ve kendimizi ifade etme biçimimiz tam anlamıyla titreşim seviyelerimizle alakalıdır. Her an, her saniye düşüncelerimizin yaydığı titreşimler hangi algı boyutunda olduğumuz ve düşünce yapımız hakkında bize ip ucu verir.

Aslında titreşim alanları, frekans olarak işaret ettiğimiz bir anlamıyla da boyutları anlatır. Bu zamana kadar fizikçilerin ve metafizikçilerin keşfettiği 6 boyut var. Enerji elle tutulup gözle görülmediği için boyutları da görmemiz mümkün değildir. Ama biraz anlatınca hepsiyle sürekli bir arada olduğumuzu, aynı anda tüm boyutların iç içe işlediğini anlayabiliriz.

 

Üçüncü boyut maddenin “En, boy, derinlik” kavramı için kullanılır. Fiziksel olarak beden algısı, duyusal olarak beş duyumuz, davranışsal olarak da ego benliğimiz bu boyutta hayat bulur. İnsan zihni 3. Boyutta sürekli geçmiş, şimdi, gelecek arasında gezinir durur. Bu gel gitler sırasında sorumluluk almayı değil suçlamayı tercih eder. Kurban modu, isyan, kısasa kısas  hakimdir. Bu boyutun yansıması kaos, hastalık, mutsuzluktur.

 

Dördüncü boyut  zaman algısıdır. Fizik bedenin ötesi ruhsal bedenimizin hayat bulduğu alandır. Burada zaman üçüncü boyuttakinden farklı olarak ANdır, her şey andadır. Geçmiş, şimdi gelecek ve an iç içedir. Burada neyi algılıyorsak onu yaşarız. Davranış modeli sevgidir. Aslında sevgi 3. Boyutta başlar ama buradaki ifadesi farklıdır. 3. Boyutta sevgi kademelidir. Koşullu sevgiden koşulsuzluğa doğru bir kademedir bu. Özellikle üçüncü boyutla dördüncü boyut geçişleri bu kademeleri geçerek olur. Ama koşulsuz sevgide bile bir koşul olduğunu unutmayalım. Koşulsuz sevgiden sonra dördüncü boyutun son aşamalarında seyir diye tanımlanan bir sevgi  başlar ki, o hakikat sevgisidir. “Yaratılanı severim, yaradandan ötürü” diye tanımlanabilecek bir titreşimi anlatır. Seyir diye tanımladığımız bu sevgide yaşadığımız olayların duygularının farkındalığı varken aynı zamanda da duyguların etkisinde kalmadan değerlendirme de mevcuttur. Kişi tamamiyle nötr kalmayı başarır. Ne yaşanırsa yaşansın insanları sevmek ya da sevmemek söz konusu değildir. Çünkü iyi, kötü, doğru, yanlış yoktur sadece deneyim vardır. İnsan, hem seyirci hem izleyicidir. Dördüncü boyut, sevgi, şefkat, yardımlaşmadır.

 

Beşinci boyut bütünü görebilme halidir. Öncesi ve sonrası yoktur, her şey olmuş bitmiş bilinci söz konusudur. Buradaki davranış biçimi yargıdan arınmış bir zihin, var olan her birimin evrim sürecine bir katkı olduğunu bilme ve gelen her ne olursa olsun bunu uyum ve denge içinde kabul etmektir. Bu algıya gelen insan içsel dengelerini tam olarak kurmuş, var oluşa sürekli şükran duyan, kabul eden bir haldedir.

 

Altıncı boyutolasılık dalgalarıdır, dalgalar kat kat katmanlar halinde tıpkı okyanus gibi sürekli akar. Her şeyi yaratan bu boyuttur, zaman mekan yoktur sadece an vardır. Ama bu beşinci boyuttaki andan farklıdır. Burada işaret edilen an  geçmiş, şimdi ve geleceğin aynı anda yaşanmasıdır

Sonsuz sınırsız olasılık mevcuttur, ancak her katman aynı gerçekliğin farklı boyutunu temsil eder.  İnsan hangi boyutta hangi frekansta  ise o olasılığı altıncı boyuttan alır ve kullanır..

 

Neyi, nasıl yaşayacağınız tamamen sizin seçiminiz.

Küçük bir örnekle açalım isterseniz. Diyelim ki işe gireceksiniz.

  1. boyuttaysanız, pozisyonunuz ruh halinizle uyumlu olmayacak, kısıtlanıp zorlanacak, mutsuz olacaksınız.
  2. boyuttaysanız, pozisyonunuz ruhunuzla uyumlu olacağından fırsatlarla dolu anlar deneyimleyip, başarılı ve mutlu olacaksınız.
  3. boyuttaysanızzaten beklenti olmayacağından tüm kapılar açılacak, aklınızdan geçen anında önünüze çıkacaktır.

Hayatınızın hangi alanlarında hangi boyutlardasınız?

Hayatı, hep boyutlar arası farkındalığıyla seyredebilseydiniz nasıl bir yaşantınız olurdu???

Comment here

×